İBB ŞEHİR TİYATROLARI DÜNYA TİYATRO GÜNÜNÜ “MELEK” VE “BENİM GÜZEL PABUÇLARIM” OYUNLARIYLA KUTLUYOR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü ücretsiz yayınlayacağı 2 güncel oyunun gösterimiyle kutluyor.

İBB Şehir Tiyatroları Youtube hesabında Dersu Yavuz Altun’un yazıp yönettiği “Benim Güzel Pabuçlarım” saat 15:00’te, Rüstem Ertuğ Altınay’ın yazdığı Jale Karabekir’in yönettiği “Melek” saat 20:30’da seyirciyle buluşacak.

Saat 19:00’da yayınlanacak “Sahnenin Gizli Kahramanları” isimli söyleşimizin yeni konuğu Aksesuarcı Cengiz Önay olacak.

Şehir Tiyatroları, salgın döneminde seyircisi için hazırladığı zengin içeriği farklı etkinliklerle çeşitlendiriyor.  Bu anlamda, tiyatro seyircisinin aklında kalan, unutamadığı ve etkilendiği tiratları yeniden duyacağız. Usta yönetmenlerimizin ve oyuncularımızın yorum ve performansıyla hayat bulacak olan bu tiratlar sayesinde, kendimizi bir an, tiyatro sahnesinde, bir oyunun içinde hayal edebiliriz.

Online olarak yayınlayacağımız ilk tiradın çekimi için Serdar Biliş’in yönettiği, William Shakespeare’in 12. Gece’si için Senan Kara kamera karşısına geçti.



BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (3+)

Günün birinde sirke, bir robot palyaço gelir ve sevimli palyaço sirkten kovulur. Bu kadarıyla da kalmaz, parası olmadığı için çok sevdiği pabuçları elinden alınır. Palyaçomuz pabuçlarını geri almak için iş aramaya başlar. Girdiği işlerden çocuksu duyarlılığı nedeniyle bir bir kovulur. Pabuçlarına asla kavuşamayacağını düşünüp umutsuzluğa kapıldığında, imdadına çocuklar yetişir ve onların desteğiyle pabuçlarına ulaşır. Yeniden çocuklarla birlikte kahkaha dolu gösterisini gerçekleştirmeye devam eder. Dersu Yavuz Altun’un yazıp yönettiği oyunda; Ayşe Günyüz, Çağrı Büyüksayar, Oğuzhan Oğuz, Gülsüm Alkan, Samet Silme, Sefa Turan rol alıyor.

 

MELEK

Aktris Melek Kobra’nın günlüklerinden yola çıkılarak yazılan oyunda, kısacık bir ömre sığdırılan büyük aşk ve acılara tanıklık ederken, 1930’ların sanat hayatının içinde bir primadonnanın uyuşturucu bağımlılığı, hastalık, parasızlık ve yalnızlığa sürüklenişini izliyoruz.

Rüstem Ertuğ Altınay’ın yazdığı Jale Karabekir’in yönettiği oyunda Yeşim Koçak rol alıyor.





Dünya Tiyatro Günü Ulusal ve Uluslararası Bildirisi

Uluslararası Tiyatrolar Birliği tarafından ilk defa 1961 yılında kutlanmaya başlayan Dünya Tiyatro Günü o tarihten beri aralıksız olarak kutlanıyor. Her yıl tiyatro sanatının önde gelen akademisyen, sanatçı ve yönetmenleri ulusal ve uluslararası bildiriler kaleme alıyorlar. Ülkemizde ise Dünya Tiyatro Günü ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, Türk tiyatrosunun unutulmaz ismi, kurucumuz Muhsin Ertuğrul kaleme almıştır.

Bu yılki Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi, ünlü İngiliz tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Helen Mirren tarafından yazıldı. Helen Mirren, pandemi nedeniyle tiyatro sanatı için zor geçen yılı şöyle değerlendiriyor:

 

“Geride bıraktığımız dönem canlı performans dünyası için çok zor geçti; birçok sanatçı, teknisyen ve zanaatkâr zaten belirsizliklerle dolu bu meslekte hayatlarını güçlükle idame ettirebildiler.

Belki de sektörün içinde barındırdığı bu daimi belirsizlik, onları pandemi sürecini daha akılcı ve cesur bir biçimde atlatmaya hazırlamıştı.

Hayal güçlerini günün koşullarına uydurarak, tabii ki büyük ölçüde internet sayesinde, yenilikçi, keyifli ve dinamik etkileşim yolları buldular bile.

İnsanlar dünya üzerinde var oldukları günden beri birbirlerine hikâyeler anlattılar. Ve güzelim tiyatro kültürü biz insanlar burada olduğumuz sürece yaşamaya devam edecek.

Yazarların, tasarımcıların, dansçıların, ses sanatçılarının, oyuncuların, müzisyenlerin, yönetmenlerin yaratma güdüsü asla bastırılamayacak ve çok yakın bir gelecekte yeni bir enerjiyle, hepimizin paylaştığı bu dünyaya dair yeni bir anlayışla yine meyvelerini verecek.

Sabırsızlanıyorum!”

 

ITI (Uluslararası Tiyatro Enstitüsü) Üniversiteler Türkiye Temsilcisi Bilkent Üniversitesi (Böl. Bşk. Jason Hale) ve ITI Türkiye Temsilciliği Yönetim Kurulu’nun (Turan Oflazoğlu, Engin Uludağ, Ayşe Emel Mesci ve Savaş Aykılıç) aldıkları ortak karar ile bu yılki Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi ise duayen tiyatro ustaları Müjdat Gezen ve Metin Akpınar tarafından birlikte kaleme alındı. Bildiride sanatçılar tiyatrodaki insan unsuruna dikkat çektiler:

 

“27 Mart Dünya Tiyatro Günü sanat emekçilerine, sanatseverlere kutlu olsun. Dionysos şenlikleriyle başlayıp gelişen tiyatro, asırlardır varlığını sürdürüyor. Merkezinde insan olan bu sanat, insan var olduğu sürece yaşayacak.

Edebiyatın en içten bölümlerinden biri olan Tiyatro Edebiyatı’nda, oyun yazarlarına çok gereksinim var. Onlarsız olmaz. Tıpkı seyirci olmadan tiyatro olmayacağı gibi…

Oyuncu – Seyirci – Oyun Yazarı.

Biz bize benzeyen insanlarla üç yüz elli bin yıldır yeryüzündeyiz. Ancak insanı insan yapan, Bilimdir, Sanattır, Tiyatrodur.

Ana malzemesi insan olan bu meslekte, iyi insandan iyi yazar, iyi yönetmen, iyi oyuncu çıkartmak daha kolaydır.

Biz değerler sıralamasında, genelde sanatı en üst sıraya koyarız. Özelde tiyatroyu, sanata en yakın düzeyde düşünüyoruz. Çağımızda; üreme içgüdüsü, beslenme içgüdüsü tatmin olduğunda mutlu olanlara başka popülasyonlara verilen adı veriyoruz. Ancak üreme, beslenme açlıklarından başka açlıklar duyanlara, onları üretip onları tükettiğinde mutlu olanlara insan diyoruz.

Bilgi iletişim çağı ne kadar gelişirse gelişsin, algoritmalar, yapay zekâlar nereye ulaşırsa ulaşsın, Tiyatro insanla yapılır, insanca yapılır, insanlar için yapılır…

 

TİYATRO İNSANLIĞIN VAZGEÇİLMEZİDİR.

İNSANSIZ TİYATRO, TİYATROSUZ İNSAN OLMAZ.”